Ana içeriğe atla

Nerden geldi bu blog merakı diyenlere!

    Bu başlık için ilk önce facebookla tanışmamdan bahsetmem gerekecek. Üniversiteyi ilk kazandığım yıl yani 2007'de o zamanlar yeni yeni duyulan facebook ilgimi çekmiş ve ben de üye olmuştum. Orada herkes profillerine aynen bu blogda olduğu gibi gadgetler ekliyor, biz de bu vasıtayla arkadaşlarımızın nelerden hoşlandıklarını öğrenebiliyorduk. Tabi orada gadget yoktu fakat uygulamaların kutuları vardı ve insanlar bunları teker teker ekleyip sıralayabiliyorlardı.
    Bana göre eski facebook yılları bir bakıma bir blog hareketidir. Bu yüzdendir benim facebook merakım. Daha sonra facebook bu formatını teker teker değiştirdi ve bir youtube formatından daha da ileriye giderek işi biraz daha saçmaladı. Aylar öncesinden arkadaşlarımızla paylaşmak için eklediğimiz fotoğraflar, videolar o kadar gereksiz yığının içinde kaybolup gitti. Buna örnek 2010 yazında emek emek çektiğimiz apaçi videosunu verebilirim. Öylece kaybolup gitti.
     Kısacası ben insanların benim paylaştığım komik videoları  (tabi kendi çektiğim videolar hariç) izlemeleri yerine biraz da benimle ilgilenmelerini istiyorum. Ota boka yorum yapmak yerine biraz hoş muhabbet istiyorum. facebook bizi havaya konuşmaya o kadar alıştırdı ki bu blogla havaya konuşacağımı da bilsem de en azından yazıyor olacağım. Ve sürekli yazacağım..

Yorumlar

  1. umarım sürekli yazarsın...
    yazdıkça da değişirsin...
    değiştikçede güzelleşirsin...
    ve hayattan zevk almaya devam edersin.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nedir Bayram?

     Bayramlar, resmi ya da dini farketmez, hep farklı duygular oluşturmuştur bende. Hele kurban bayramı daha da heyecan uyandırmıştır. Kurban bayramının sadece et yemek, ızgara yapmak olmadığını, dini bir görev, Allah'a yapılan bir şükür göstergesi olduğunu bilmekle beraber, hacı emmim gibi damak zevkine düşkün bir insan olmam bu heyecanımın en büyük sebebiydi.     Arefe günü traş olur, ayakkabılarımı boyar, bayram sabahı bayramlıklarımı giyerdim. Her bayram sabahı olduğu gibi amcam veya dayımla namaza giderdik. Bir şekilde namazda Yasinle karşılaşırdık. Bayram namazını kılmadan önce durmuş hocanın namaz tarif etmelerine gülerdik. Asla müftünün namaz tarif etmelerini yeterli bulmaz, engin tecrübesiyle bir kez de kendi tekrar ederdi. Böyle başlayan bayram bitmek bilmezdi. Her dakikasında bir heyecan bir anı barındırırdı.     Bu sabah bunların hiçbiri olmadı. Namaza gitmedim. Her zamanki gibi öğleye kadar uyudum. Uyandığımda kapımızı şeker toplam...