Bayramlar, resmi ya da dini farketmez, hep farklı duygular oluşturmuştur bende. Hele kurban bayramı daha da heyecan uyandırmıştır. Kurban bayramının sadece et yemek, ızgara yapmak olmadığını, dini bir görev, Allah'a yapılan bir şükür göstergesi olduğunu bilmekle beraber, hacı emmim gibi damak zevkine düşkün bir insan olmam bu heyecanımın en büyük sebebiydi. Arefe günü traş olur, ayakkabılarımı boyar, bayram sabahı bayramlıklarımı giyerdim. Her bayram sabahı olduğu gibi amcam veya dayımla namaza giderdik. Bir şekilde namazda Yasinle karşılaşırdık. Bayram namazını kılmadan önce durmuş hocanın namaz tarif etmelerine gülerdik. Asla müftünün namaz tarif etmelerini yeterli bulmaz, engin tecrübesiyle bir kez de kendi tekrar ederdi. Böyle başlayan bayram bitmek bilmezdi. Her dakikasında bir heyecan bir anı barındırırdı. Bu sabah bunların hiçbiri olmadı. Namaza gitmedim. Her zamanki gibi öğleye kadar uyudum. Uyandığımda kapımızı şeker toplam...