Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hayatı çok garipsiyorum.

    Hayat, aslında bu fotoda olduğu gibi güneşi arkana aldığın zaman karanlıktır insana. Hayatta, güneş gibi bir hedefinin olması her zaman aydınlık günleri göreceğinin göstergesi olabilir. Fakat ya benim gibi hayattan hiçbir beklentin yoksa ve hayat sadece nefes alıp vermekse senin için.     İnsanın bir hedefinin olması gerektiği dayatması çoğumuzun karşısına çıkmaktadır. Zaten öyle olmasaydı bu yazının devamı da böyle gelişmeyecekti. Neden? peki neden bir hedefin olmalı ki... Kazık mı çakacağız ki dünyaya.  İnsan hep olmayan hedeflerinden bahsetmekte midir?    Açıkçası bir felsefesi olan bir insan değilim. Cevaplardan çok sorular önemli benim için. Benim için varsa sorular. Cevaplar tatminkar olmadı hiçbir zaman. Bu yazıda ne anlatmak istiyorum. Bunun da cevabı önemli değil benim için. Yaşamak için yaşıyorum sadece. Nasıl okunmak için yazmıyorsam.      İnsan gibi yaşamak hiçbir insana nasip olmadı olmayacak. İnsanın her isted...

Nerden geldi bu blog merakı diyenlere!

    Bu başlık için ilk önce facebookla tanışmamdan bahsetmem gerekecek. Üniversiteyi ilk kazandığım yıl yani 2007'de o zamanlar yeni yeni duyulan facebook ilgimi çekmiş ve ben de üye olmuştum. Orada herkes profillerine aynen bu blogda olduğu gibi gadgetler ekliyor, biz de bu vasıtayla arkadaşlarımızın nelerden hoşlandıklarını öğrenebiliyorduk. Tabi orada gadget yoktu fakat uygulamaların kutuları vardı ve insanlar bunları teker teker ekleyip sıralayabiliyorlardı.     Bana göre eski facebook yılları bir bakıma bir blog hareketidir. Bu yüzdendir benim facebook merakım. Daha sonra facebook bu formatını teker teker değiştirdi ve bir youtube formatından daha da ileriye giderek işi biraz daha saçmaladı. Aylar öncesinden arkadaşlarımızla paylaşmak için eklediğimiz fotoğraflar, videolar o kadar gereksiz yığının içinde kaybolup gitti. Buna örnek 2010 yazında emek emek çektiğimiz apaçi videosunu verebilirim. Öylece kaybolup gitti.      Kısacası ben insa...